Kadın Hakları


               İNSANLİK TARİHİNDE KADİNİN YERİ

           Kendi tarihini bilmeyenler, aynı tarihi tekrar etmeye mahkumdurlar. Kadınlarda kendi tarihini ogrenmedikleri surece, çok zor şartlar altında elde ettikleri özgürlüklerini kaybetmeye mahkumdurler.İnsanlık tarihi ,  erkeklerin sürekli  olarak kadınlar üzerinde egemenlik kurmanın, kadınlara zarar vermelerin ve kadınların yaratilisindan kaynaklanan doğal hakların gasp edilmesi tarihidir.  Tarihe bir dönüp baktigimizda, tarihsel süreç içerisinde kadınlara olur olmadık işkence , zulüm , hoorlanma , aşağılanma ve küstahça hakaretlere maruz kaldığını görürüz.  Orta doğunun karanlık cahiliye devrinden tutun da , Avrupanın karanlık orta çağına, Afrika'dan tutun da , Asyaya kadar çok geniş coğrafyada , kısacası insalarin yaşadığı her yerde , aynı hazin olayların ve senaryoların yaşandığını maalesef görmekteyiz ve halen de görüyoruz. Avrupanın karanlık orta çağında , kadınlara yönelik işkence ve zülümler, maalesef kilise tarafindan, kutsal kitaba uygundur görüşüyle desteklenmiş bir nevi küstahlığa arka çıkmış ve  dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınları , erkeklerin insafına bırakmıştır. Halbuki hiç bir kutsal kitapta böyle bir şeye yer vermemiştir. Erkeklerin bu konuda dini istismar ettiğini söylemek için kahin olmaya gerek yoktur. Açık seçik bir sekilde dini istismar etmişler ve kötüye kullanmışlardır. Hele Orta doğunun cahiliye devrinde kadınlara ve kız çocuklarına yapılan suçlar affedilmeyecek cinstendir. Tarihin hiç bir devresinde böyle dehşet ve vahşet yasanmamıştır desek yeridir.  Kutsal kitap Kur'an-i Kerimde bununla ilgili bir çok ayet inmiş ve bu  suçu işleyenlerin en ağır bir sekilde cezalandırılacağı bildirilmiştir. Tarihsel süreç içerisinde kadınlara dönük bu haksızlıklar,  erkeklerin ayıbı , günahı ve suçudur. Tarih önünde yüzü kızarması gereken birileri varsa da bu şeref erkeklere ve ataerkil toplumlara aittir. Tarihte yaşanmış , olmuş geçmiş , olaylar olarak görüp , bir köşeye atmak , gelecekte bu tür vahsetlerin yasanabileceğinin sinyalidir. Her iki tarafta birbirleriyle yüzleşip affedebilriler fakat,  asla ve asla unutulmamalıdır.
Günümüze geldiğimiz zaman ise;belki geçmişe nazaran çok daha iyi durumda olduğu soylenebilir. Fakat halen tam eşitliğin sağlandığını söyleyemeyiz. Bugün batı toplumunda belki çok ciddi sorunlar yoktur. Fakat doğu, uzak doğu ve Afrika da çok ciddi sorunlarınn olduğunu söyleyebiliriz. Doğu toplumların kadına bakışları,  batıya nazaran çok daha kötü durumda olduğunu özülerek söylemek mecburiyetinde kalıyoruz.  Batıya oranla doğu toplumlarında kadınlar ister sosyal alanda olsun ister politik , kamusal ve özel alanda olsun bir çok eksiği bulunmaktadır. Calsitiklari is yerlerinde eşit ücret verimemekte ya da çalışmasına bile müsade etmemektedirler. Özgür düşünme , kendini geliştirme, sosyal aktivitelerde bulunması engellenmekte ve kadının bütün yaşamını dört duvar arasına hapsetmektedirler. Özgürce yaşama şansı verilmemekte ve cinsel bir obje olarak görülmektedir . Son zamanlarda özellikle işçi ve emekçi kadınlar sesine yüksektmek için derneklere üye olmakta, partiler kurmakta ve sendikaşmaya gitmektedirler. Fakat toplumun bütünü ya da çoğunluğu tarafından destek görülmediği için gelişme ve iyileşme çok yavaş olmaktadırlar.  Bizler doğu toplumları olarak bu konuda kadınlara gereken desteği vermekten çekinmemeliyiz. Kadınların da insanca yaşama hakları vardır. Kendi kararlarını kendilerinin vermesi, kendisini geliştirmesi için gerekli ortamı oluşturması , özgürce düşünmesi  ve bütün bunların yasalarla güvenceye alınması gerekir.  Bütün bunlar en doğal haklarıdır . Ve en doğal haklarını , doğal ve özgür bir sekilde kullanma hak ve hürriyetine sahiptirler. Kadın bir obje değildir. Erkeği boş zamanında eğlendirecek ve bedensel zevklerini tatmin edecek bir nesne de değildir. Kadin en başta bir insandır , eştir ,sevgi ve şefkatin sembolüdür ,   Allah'ın yarattığı bir kuldur ve en önemlis Annedir...

Yorumlar

Popüler Yayınlar