DELİ Mİ ? DAHİ Mİ ?

    Deli mi? Dahi mi?

     Delilik ve dahiliğin insanlık tarihinde birbiriyle sıkça karıştırıldığı bir gerçektir. Bireyler ve toplumlar farketmesede, bu iki kavramı birbirinden ayırt etmede çok iyi olmadıklarını görmekteyiz. İlk bakışta ve görünüşte , çok kolay görülebilir fakat derinlenmesine düşünüldüğü zaman,  enine boyuna araştırma yapıldığı zaman , tarihe damgasını vurmuş insanların yaşam öyküsüne bakıldığı zaman gerçektende farkına varacaksiniz. Çok fazla ayrıntıya girmeden adını tarihe altın harflerle yazmış sahsiyetlerin yaşam öyküsüne bakarak konumuzu percinlestirecegiz .
      İlk önce Nicola Tesladan başlayabiliriz. NicolaTesla; Thomas Edisonun yanında çalıştığı yıllarda herkesin kendisine deli demesine sebep olabilecek bir projeyi makalesinde yayinliyor. Bu projenin adı alternatif akım projesi .  Alternatif akım projesiyle öngördüğü , çok uzak mesafelere enerji nakliydi.  Fakat bu enerji naklini diğerlerinden farklı olarak kablosuz bir sekilde iletebilmekti. İnsanlık tarihinde belki en önemli projedir. Fakat ne acıdır ki o dönemde insanlar ona deli dediler . Hatta Thomas Edison bile kendisini azarlamis ve bir deli olabileceğini düşünmüştü. Bu nedenledir ki işine son vermiş ve bu projeyi gerçekleştirmesine müsade  vermemiştir.  Fakat Nicola Tesla tüm bu hakaretlere rağmen bir adım bile geri atmamış ve umudunu kirmamistir . Daima güçlü kalmaya gayret sarf etmistir. Ve projesini gerçekleştirmek için çalışmış çabalamış durmuştur.
Gene aynı sekilde Alfred Nobel içinde aynı durum söz  konusu olmuştur. Bugün nobel ödülünü bilmeyen yoktur sanirim. Alfred Nobel ölmeden önce bütün servetini ; edebiyat , fizik, kimya, tıp ve barış alaninda en çok çaba gosterenlere bağışladığını vesiyet ettiğini açıklamasından sonra insanlar ona aptal ve akilsiz demişlerdi. Halbuki Alfred Nobel ne aptal nede akilsizdi. O bir dahiydi. Ve geleceği çok iyi görüyordu. O dönemde insanlar ona aptalligi yakistirmis olabilirler fakat biz onun oyle olmadığını çok iyi biliyoruz ve görüyoruz.
Albert  Einstein içinde aynı acıların ve senaryonun yaşandığını acıyla görebiliyoruz . Albert Einstein ilk okul yilarinda öğretmeni tarafından azarlanmis ve ailesine,  gerizekali olduğu söylenmiştir.
          Ne var ki bütün bu dehşetin eskiden yaşandığını, artık günümüzde böyle vakaların yaşanmadığını soylesekte , öyle olmadigini, günümüzde aynı olayların yaşandığını üzülerek görmekteyiz. En çarpıcı ve yakın örneği;  Aziz Sancardir. Aziz sancar;  Amerikada kanser tedavisi üzerine araştırma yaptığında , arkadaşları tarafından azarlanmis ve bu işlerin kendisine göre olmadığı söylenmiştir.  Fakat bugün Aziz Sancar kanserle mücadelede çok önemli araştırma ve deneyler gerçekleştirmiş ve insanlığa çok büyük hizmet ve birikim sağlamıştır.

Böylelikle delilik ve dahiligin birbirinden ayrit edilmediğini verdiğimiz örneklerden görmekteyiz. Bu konuyla ilgili nice örneklerin olduğunu maalesef görüyoruz....

                        Mehmet Resul İNCİ

Yorumlar

Popüler Yayınlar